​Bir tuhaf Ermeni tipi - Gündem
14 Aralık 2017 - Հակական տոմար - Տարի : 4510 / Ամիս : Քաղոց / Օր : Վանատուր / Ժամ : Ճառագայթեալ

Gündem :

05 Ekim 2017  

​Bir tuhaf Ermeni tipi

​Bir tuhaf Ermeni tipi ​Bir tuhaf Ermeni tipi
Patrik seçimi krizi boyunca tuhaf bir ‘Ermeni tipi’ iyice görünür oldu. Bu tipler, devamlı surette devletin ne yapacağını, neyi onaylayıp onaylamayacağını, kimi isteyip kimi istemeyeceğini hatırlatıp duruyorlar. Bu tutumu daha tuhaf yapan şu ki, bundan bir tür zevk alıyorlar.


Devlet, yapacağını geçmişte yapmıştır, ne yapacaksa gene de yapar. Devlet adı altında faaliyet gösteren insanların ne yapıp yapamayacağını hepimiz çok iyi biliyoruz, birçoğumuz bunları yaşadı. Onun ‘gücü’nün sınırsızlığını biliriz (Dikkat, ironi var!). Dolayısıyla, patrik seçimini de engelleyebilir, kendi seçeneklerini Ermeni toplumuna dayatabilir de. Bunları kimsenin, hele hele bir Ermeni’nin başka bir Ermeni’ye hatırlatmasına gerek yok. Fakat işte, yukarıda zikrettiğim bir kısım Ermeni, sürekli olarak bu tutum içinde. Bu psikolojinin üzerinde durmak gerekiyor. Bu Ermeniler, devletin kendi tercihlerini dayatarak Ermeni toplumunu kontrol altına almasından ve bunu tekrar tekrar vurgulamaktan adeta zevk alıyorlar; hani neredeyse, sosyal medyadaki kimi ifadelere bakarak “Ağızlarının suyu akıyor” diyeceğim. Burada marazi bir durum var. Devlet baskısından memnun olmak bir çeşit mazoşizm olsa gerek. “Devlet şuna izin vermez, buna izin vermez, şunu istemez” diye konuşup, bir anlamda devlet görevlilerini de kışkırtıp, onlara birilerini hedef gösterip, ondan sonra da “Ben demiştim” diyebilmek için fırsat kollamak, en hafif tabirle, hiç saygıdeğer değil. Bir de tabii, devlet sopasını, Ermeni toplumu içindeki kendi küçük ve yapay iktidarları için kullananlar var ki, onların da dürüst ve ahlaklı olduğunu söylemek zor.

Peki, bir insan devletin ne yapacağı, neye izin verip vermeyeceği konusunda fikir sahibi olamaz mı, bunu söyleyemez mi? Tabii ki olur, tabii ki söyler. Buradaki sorun, devletin baskıcı politikalarını onaylayan, onun değirmenine su taşıyan pozisyonda olmak. Teslimiyetçilikten de öte, destekleyici olmak... Devlet yapacağını yapar da, ey kardeşim, sen bundan neden zevk alıyorsun? Neden destek oluyorsun? Devletin neyi, kimi istemeyeceğini biliyorsun, biliyorsun da neden devletin değil toplumun tercihleri için, daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük için çaba sarfetmiyorsun? Yenileceksek de, doğru yolda beraber yeniliriz.

Bu kişilere eğer sonuna kadar tutarlı olmak istiyorlarsa, Ermeni Patriği’nin Ermeniler tarafından seçilmesini değil, devlet tarafından atanmasını savunmaları gerekir. Öyle ya, sonunda toplumun değil, devletin istedikleri olacaksa ve biz buna razıysak, neden seçimle falan uğraşıyoruz ki, devlet göndersin birini Patrikhane’ye oturtsun, bu iş de bitsin. Sizi bilmem ama ben buna razı değilim. Buna razı olandan da razı değilim. Onların sözlerine kulak vermeye de gerek yok, çünkü devletin Ermeniler arasında sözcüye ihtiyacı yok, söyleyeceğini kendi söyler nasılsa. Dolayısıyla, orada burada, “Devlet şöyle yapacak, böyle yapacak”, “Devletle görüştüm” gibi sözler söyleyenlere itibar etmeyin. Halihazırda, Türkiye Ermeni toplumu adına devlet mercileriyle temasta bulunmaya yetkili tek kişi Değabah’tır. Gerisi, kendi kendine gelin güvey olma.


Bu haber ag.....s kaynağından gelmektedir.
www.bolsohays.com un görüşünü yansıtmaz.

Anket Tüm Anketler

+