​Gazeteci adayları Hrant Dink’in ofisinde - Gündem
18 Mayıs 2026 - Հակական տոմար - Տարի : 4518 / Ամիս : Մարերի / Օր : Մասիս / Ժամ : Շաւաղօտ

Gündem :

18 Mayıs 2026  

​Gazeteci adayları Hrant Dink’in ofisinde -

​Gazeteci adayları Hrant Dink’in ofisinde ​Gazeteci adayları Hrant Dink’in ofisinde

Şişli’deki tarihi Sebat Apartmanı’nda yer alan 23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı, 14 Mayıs’ta IPS İletişim Vakfı/Atöye Bia’nın Temel Gazetecilik Atölyesi kapsamında, 13 gazeteci adayını ağırladı. Katılımcılar, Agos’un tarihini, Dink'in mücadelesini ve Türkiye'nin yakın geçmişini hafıza, insan hakları ve azınlık hakları bağlamında inceleme fırsatı buldu.

IPS İletişim Vakfı/Atölye Bia’nın gerçekleştirdiği Temel Gazetecilik Atölyesi kapsamında gazeteci adayları 14 Mayıs’ta, 19 Ocak 2007’de katledilen meslektaşları Hrant Dink’in eski Agos ofisini ziyaret etti.

Şişli’deki Sebat Apartmanı’nda, ziyaretçilerine kapılarını 2019 yılında açan 23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı bu kez gazeteci adaylarını ağırladı. IPS İletişim Vakfı/Atölye Bia’nın 12-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirdiği Temel Gazetecilik Atölyesi kapsamında, 14 Mayıs’ta Hafıza Mekânı’nda gerçekleştirilen tura gazetecilik, medya ve iletişim alanında çalışmalar yürüten ve farklı şehirlerden gelen öğrenciler olmak üzere 13 kişi katıldı.

Katılımcılar, Agos Gazetesi’nin hikayesini, Hrant Dink'in hayatını, mücadelesini, cinayete giden süreci, cinayet sonrasında yaşananları ve aynı zamanda azınlık hakları, insan hakları ve demokratikleşme bağlamında yakın Türkiye tarihini de dinleme, inceleme fırsatı buldu.

“19 Ocak’ta binlerce kişi Agos önünde toplandı”
Ziyaretçi Programları Koordinatörü Aslı Yolcu rehberliğinde başlayan turda, katılımcılara ilk olarak Şişli’de bulunan Sebat Apartmanı’nın 1920’lerin ortasında Mimar Rafael Alguadiş tarafından tasarlanıp inşa edildiği bilgisi verildi. Sebat Apartmanı’nın herkesin hafızasında ve vicdanında yer etmesinin 2007 senesine dayandığını belirten Aslı Yolcu, “Hrant Dink, 19 Ocak'ta bu binanın önünde öldürüldüğünde hiç beklenmeyen bir şey oldu. Ne Hrant Dink'in ailesi, ne arkadaşları, ne de Agos çalışanları, herhangi bir çağrı yapmadılar. Ama binlerce insan o gün Sebat Apartmanı önüne gelmeye başladı. Aynı günün gecesine vardığımızda ise dört binin üzerinde insanın binanın önünde beklediğine tanık olduk. Akabinde de çok yüksek katılımlı bir cenaze töreniyle birlikte insanların bir araya geldiği, Hrant Dink’i sahiplendikleri, dayanıştıkları çok büyük bir mücadele örneğiyle karşılaştık” diyerek cinayet günü ve yaşananları anlattı.

‘Peki Sebat’a ne olacak?’

Aslı Yolcu
Yolcu, Hrant Dink’i anmak ve adalet talebini dile getirmek için 2007’den beri her 19 Ocak’ta binlerin önünde buluştuğu Sebat Apartmanı’nın, gazete ve vakıf serüveni, taşıdığı anlam, bellek ve hakikat düşünülerek hafıza mekânına dönüştürülme kararının alınmasını ve 2015’te başlanıp 2019’da tamamlanan dört yıllık hazırlık sürecini şöyle anlattı: “Agos gazetesi 1999 senesinde bu apartmana taşınıyor. 2007'ye kadar da Hrant Dink burada aktif olarak genel yayın yönetmenliği görevini üstlenmeye devam ediyor. 2007 senesinde Hrant Dink öldürüldükten çok kısa bir süre sonra, Hrant Dink Vakfı kuruluyor ve onlar da bu ofiste çalışmaya başlıyorlar. Burası bir apartman dairesi, çok büyük bir yer değil. Sığamamaya başlanılınca, yeni bir yere taşınma kararı çıkıyor.

Birçok insan dönüp diyor ki ‘Peki Sebat'a ne olacak?’ Bugün de insanların, biz de dahil, buradan çıkıp gitmesi birçok şeyi geride bırakmak, bir mücadele alanını bırakmak demek. Agos'un, Hrant Dink'in mücadelesini geride bırakmak demek. Doğal olarak da akıllarda, ‘Bir vicdan mekânı yapabilir miyiz?, ‘Bir hafıza, yüzleşme mekanı kurabilir miyiz?’ gibi fikirler oluşuyor ve dört yıllık çalışma başlıyor.”

Zaman tüneli: 1996-2007
Videolar, fotoğraflar, pasaport ve kimlik gibi belgelerle Hrant Dink’in hayatından kesitlere göz atarak ilerleyen gazeteci adayları, farklı atölye ve etkinliklerin düzenlenebildiği Çok Amaçlı Etkinlik Alanı’nda, Agos’un 1996-2007 yılları arasındaki arşivlerini dijital ortamda inceledi.

Yolcu, bir zaman tüneli olarak tasvir ettiği Agos gazetesinin 1997-2007 yılları arasında yayınlanan haber ve manşetleriyle donatılan koridorda gazeteci adayları, Agos’un kuruluşundan Hrant Dink cinayetine kadar uzanan bu zaman diliminde azınlıklar ve ezilenler açısından yaşanan önemli gelişmeleri ve Türkiye yakın tarihinden olayları okuyarak ilerledi.

‘Tırrrt’ sesi
Zaman tünelinden geçen katılımcılar, “Tırttava” odasına girdiklerinde ise Hrant Dink’in askerlik sırasında yaşadığı gerçek bir hikâye ile karşılaştı: “Hrant Dink, 1986’da Denizli’de askerlik yaparken kendisi dışında herkesin rütbe alması ve ağır işlerin ona verilmesi gibi ayrımcı uygulamalarla karşılaşınca, kışladaki teneke bir barakaya girip ağlar. Ağlama sesi duyulmasın diye de elini tenekenin oluklu yüzeyine sürterek ‘tırrrt’ sesi çıkarır. Bu odaya da Tırttava ismi verilir.”

İnsanların gelip ister yazı yazarak ister görüntü kaydı alarak kendi deneyimlerini, bastırılmış hikâyelerini paylaşabilecekleri bir alan olarak düşünülen bu oda, genç gazeteci adayı Deniz Ergün’ün de etkilendiği yerlerden biri oluyor. Ergün, “Odaya, Hrant Dink’in uğradığı ayrımcılıktan yola çıkılarak bir isim konulması ve odanın o hissin etrafında kurulması, aynı zamanda ayrımcılığa uğrayan diğer insanların da paylaşımda bulunması için çok güzel düşünülmüş bir yer. Beni bayağı etkiledi, duygulandım” sözleriyle anlatıyor.

Tuvalet Korosu
Tırttava odasının hemen karşısında yer alan “Tuvalet Korosu” yerleştirmesinin ise daha öncesinde Agos’un tuvaleti olduğunu söyleyen Yolcu, bu yerleştirmenin 1980 darbesinin ardından gözaltına alınan Hrant Dink’in ve birçok insanın, tuvaletten bozma hücrelerde yaşadıkları psikolojik ve fiziki işkenceyi ve dönemin anti demokratik uygulamalarını temsil ettiğini ifade ediyor.

Agos Odası’na geçerek gazetenin basılı arşivini inceleyen katılımcıların ilgisini çeken yerlerden biri de duvarları dolduran çizimler ve Ermenileri kayıp aileleri, akrabalarıyla buluşturan Agos’un “Akrabamı Arıyorum” köşesi oldu. Katılımcılar, “Atlantis Uygarlığı” adı verilen bölüme geçtiklerinde, Hrant Dink’in çocukluğunun geçtiği ve eşi Rakel Dink ile tanıştığı Kamp Armen olarak bilinen yetimhanenin hikâyesini dinledi, duvarlara asılı küçük fotoğraf çerçeveleri içindeki dijital ekranlardaki fotoğrafları incelediler.

“Güvercin Tedirginliği” bölümü ise adını, Dink’in 19 Ocak 2007’de Agos’ta yayınlanan “Ruh Hâlimin Güvercin Tedirginliği” başlıklı yazısından alıyor. Bu esnada Dink’in yazısındaki, “Evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz. Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler. Evet biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce” sözlerini anımsıyoruz.

Odada, yazısı yayınlandıktan dakikalar sonra gazetenin önünde katledilen Hrant Dink’in anlatımı ile videolar, yazılar, belgeler, gazete haberleri ve görseller eşliğinde, 2004 yılından itibaren Dink’in maruz kaldığı hedef gösterilme ve dava süreci, Dink ve Agos’a karşı yapılan protestolar incelendi.

“Öldürülen gazetecilerin cümlelerini devam ettireceğiz”
Katılımcıların son durağı ise Hrant Dink’in çalışma odası oldu. Dink öldürüldüğünden beri olduğu gibi korunan bu oda, gazeteci adaylarının en çok zaman geçirdiği bölüm oldu. Öldürülen bir meslektaşının ofisinde olmanın burukluk yarattığını söyleyen Nazlıcan Karaman, kendileri için yol gösterici nitelikte olan haberler ve yazıların hepsinin bu odada düşünüldüğünü, belki bir kısmının burada yazıldığını, tartışıldığını ifade etti.

Katılımcıların ilgiyle gezdiği tur, Karaman’ın sözleri ile sona erdi: “Şunu her zaman bilmekte fayda var; bir gazeteciyi öldürmek, bin gazeteciyi doğurmaya neden oluyor. Hepimiz hangi sebepten olursa olsun öldürülen tüm gazetecilerin haklarını aramaya ve onların virgül koymak zorunda kaldıkları yerlerden cümlelerini devam ettirmeye gayret edeceğiz” diyor.







Bu haber agos kaynağından gelmektedir.

Haber metninde yer alan görüşler haber kaynağı (agos) ve yazarına ait olup,
bolsohays.com sitesi haber hakkında herhangi bir görüş üstlenmemektedir.

Opinions expressed are those of the author(s)-(agos). They do not purport to reflect the opinions or views of bolsohays.com
+