103 yıl sonra Türkiye: Erdoğan`dan anma, soykırım pankartlarına gözaltı - Gündem
22 Mayıs 2018 - Հակական տոմար - Տարի : 4510 / Ամիս : Մարերի / Օր : Կորդուիք / Ժամ : Խաւարակ

Gündem :

24 Nisan 2018  

103 yıl sonra Türkiye: Erdoğan`dan anma, soykırım pankartlarına gözaltı

103 yıl sonra Türkiye: Erdoğan`dan anma, soykırım pankartlarına gözaltı 103 yıl sonra Türkiye: Erdoğan`dan anma, soykırım pankartlarına gözaltı
Gazeteciler Pakrat Estukyan, Anjel Dikme ve Yetvart Danzikyan ile soykırımın 103. yılında Türkiye'nin Ermeni politikasını konuştuk.

Bugün 24 Nisan Ermeni Soykırımı’nın 103. yıldönümü. Katliam başta İstanbul olmak üzere Türkiye'nin farklı bölgelerinde çeşitli etkinliklerle anılıyor. Bunlardan biri Sultanahmet’te 103 yıl önce sürgün edilen Ermeni aydınlarının tutulduğu ve bugün ‘Türk İslam Eserleri Müzesi’ olarak faaliyet gösteren cezaevi önündeki anmaydı. Bu anmada 3 kişi pankartlarda 'soykırım' yazdığı gerekçesiyle gözaltına alındı. Peki 103 yıl sonra büyük trajediye neden olan Türkiye'de soykırıma karşı tutum ne? Erdoğan'ın anma mesajlarının topluma ve sokağa yansımaları nasıl? Soykırıma ikircikli tutumun 24 Haziran'a yansımaları nasıl olacak? Bu soruları Agos gazetesi yazarı Pakrat Estukyan, Nor Radyo programcısı yazar Anjel Dikme ve Agos Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan'a sorduk.

PAKRAT ESTUKYAN: 1915 UNUTULACAK BİR KONU DEĞİL

Pakrat Estukyan, Türkiye’de yaklaşık 10 yıldır sokaklarda anma yapabilmelerinin olumlu bir gelişme olduğunu söylüyor. Konunun toplum nezdinde yavaş da olsa karşılık bulmaya başladığını belirten Estukyan, "Yıldönümü nedeniyle anmalar var. Oralarda bulunacağız. Cumhurbaşkanı Erdoğan 24 Nisan 1915 için bir metin yayınladı. Birkaç yıldır yayınlıyor. Ancak bu metinlerde hiçbir zaman “soykırım” kelimesi geçmiyor. O tehcir diyor. Yani devletin inkâr politikası asla değişmiyor. Ancak artık toplum nezdinde yavaş da olsa bu konu görünür oldu. Tabanda bir karşılık buluyor. 1915 öyle unutulacak, üzeri örtülecek bir konu da değil" diye konuşuyor.

Estukyan, yaklaşan seçimlerde Ermenilerin nasıl tutum alacaklarına ilişkin olarak da şunları söylüyor: Bu seçim boyutları ve sonuçları itibariyle derin anlamlar içeriyor. İlk defa panik bir biçimde seçim kararı alındı. Ekonomi kötüye gidiyor. Ekonomik ittifak yapabileceği kimse kalmadı. ABD ve AB ile NATO partneri olmasından dolayı stratejik bir ortaklığı vardı. Şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın olumsuz sözleriyle karşı karşıya kalıyorlar. Ülkeler peş peşe “Erdoğan buraya gelmesin” diye sert açıklamalar yapıyor. Gidişat kaygı verici, istikbal de sıkıntılı. Durum böyle olunca Ermenilerin tutumu da Türkiye’de yaşayan halklardan farklı değil. Sonuçta Ermeniler de bu toplumun bir parçası. Hükümete destek verenler de var, bu kutuplaşmadan rahatsız olan, daha demokratik bir ülkede yaşamak isteyen ve muhalif kesime destek verenler de var.

ANJEL DİKME: ACILARIMIZI SEN YAŞAMA DİYE ANLATIYORUM

Anjel Dikme 'soykırıma maruz kalmayan bir halkın kendi acılarını anlamasının mümkün olmadığını söylüyor. Soykırım hakkında üretilen cümlelerin kendisini yanlız hissettirdiğini dile getiren Dikme, "Acılarımızı anlayan kimse yok. Doğum yapmamış birine doğumu, o sancıyı anlatabilir misin, anlatamazsın. Birinci derece yakınını kaybetmeden kimse ölümün acısını anlayamıyor. Soykırıma maruz kalmayan bir halkın bizim acımızı anlaması mümkün değil. Belki biz de anlaşılmayı beklememeliyiz artık. Bu acıda biz çok yalnızız. Bizim gibi acılar yaşayan halklar belki bizi anlayabilecek" diye konuşuyor.

Dikme, Pakrat Estukyan'ın "En azından artık soykırımı kamuda konuşabiliyoruz. Son on yıldır sokaklarda anma yapabiliyoruz. Bu bile çok önemli” sözlerini şöyle değerlendiriyor: Tabii ki öyle doğru söylemiş, bunları küçümsemiyorum. Ama bugün bir video gördüm, 'seçimlerde oy kullanmayacağız, biz hilafet istiyoruz' diyen bir sürü insan toplanmış. Toplum hala aynı yerde, zihniyet aynı. Eline kılıcı alan kesmeye hazır ve bize hala Ermeniler bunu yaşamadı diyorlar. Bu inkar bizi mahveden bir şey… Dört kuşaktır aynı şeyleri yaşıyoruz. Ölülerimizi gömemiyoruz, iyileşemiyoruz. Adalet yerini bulmadığı sürece iyileşemeyeceğiz."

Doğdukları yerde ölme haklarının ellerinden alındığını belirten Dikme, "İnsan doğduğu yerde ölebilmeli. Hiçbir insan bu kadar acıyı hak etmiyor. Bu acıları anlatırken derdimiz mızmızlanmak değil. Mücadeleye de devam ediyoruz. Bunları yazıp çizerken, anlatırken diğer halklar bizim yaşadığımız acıları yaşamasın istedik. Bütün yazılarımda bu görülür. Kürt halkına iki mektup yazdım aynı yanlışları yapmayın diye. Bütün halkların artık birleşmesi lazım" diye konuşuyor.

"Acılarımızı paylaşırken küfür yemekten bıktık" diyen Dikme sözlerini şöyle tamamlıyor: Çocukluğumuzda sadece biz vardık, öteki 'gavur', diğerleri Müslüman Türk’tü. Şu anda o Müslüman Türk kesim ikiye bölünmüş durumda. Bir kibrit çakılsa ülke patlayacak bomba gibi. İnsanların bu devlet aklının nasıl işlediğini artık anlamaları gerekiyor. Laik kesim bugün onların 'gavuru'. Müslüman doğmuş ama onların anlayışına göre yaşamıyor diye şimdi onları hedef alıyorlar. Hep bir 'gavur' yarattılar. Bunu anlamaları gerekiyor. Acılarımızı paylaşırken küfür duymaktan bıktık. Acılarımızı bana ağlasınlar diye anlatmıyorum. Sen yaşama diye anlatıyorum. Biz acılarımızı biliyoruz, kimsenin kabul etmesine de gerek yok. Ama bu inkar delirtiyor artık."

YETVART DANZİKYAN: ERMENİLERİN GİDİP ANMA YAPABİLECEĞİ BİR ANIT HALA YOK

Yetvart Danzikyan, Türkiye'nin soykırıma ilişkin tutumunu bugün yaşanan gözaltıları örnek vererek başlıyor: Her şeyin iç içe geçtiği bir gün. Ermenistan’da yaşananlar yıldönümüne damgasını vurdu. Sarkisyan’ı istifaya zorlayan inisiyatif topluca 1915 anıtına gitti. Diğer taraftan Türkiye’de İHD’nin yaptığı anmada pankartlarda soykırım yazıldığı için 3 kişi gözaltına alındı. Bir taraftan da Erdoğan taziye mesajı yayınladı. Burada da sıkıntılı bir durum var.

Ermeni yurttaşların gidip çiçek bıracakları, anma yapabilecekleri bir anıtın hala olmadığına dikkat çeken Danzikyan, "Ermeni yurttaş böyle zor bir denklemde hem anmayı yapmaya çalışıyor hem de 'bir şey olacak mı izin verilecek mi verilmeyecek mi konuşulacak mı ne kadar konuşulacak' bunun endişesini yaşıyor. Bugüne kadar soykırım anmasında, soykırım yazıyor diye gözaltı olmamıştı. Dolayısıyla karmaşık bir ruh hali var" diye konuşuyor.

"Peki bu kafası karışık tutum Ermeniler'in seçimdeki tercihlerine nasıl yansıyacak?" Danzikyan, bu soruya Türkiye'deki parçalı tablonun Ermeniler için de geçerli olduğunu söyleyerek yanıt veriyor: Ermeni halkı da tıpkı diğer toplumlar gibi çok tabanlı. Her topluluk içinde farklı farklı görüşler var. Bir halk topluca şunu düşünüyor demek doğru olmaz. Hala belki iş insanları arasından AKP’ye oy verecek olanlar çıkabilir. Ama Türkleşme, İslamlaşma, MHP ile koalisyondan rahatsız olmuş olanlar buna tepki gösterip başka partilere oy verebilir. HDP’ye oy verenler tabii ki olacaktır, bu da mümkün. 60-70 bin kişi adına konuşmak doğru değil. İçlerinde politikayla ilgilenmeyenler, oy kullanmayanlar da var. Türkiye siyasetinden uzak kalmaya çalışanlar da var.

Ayşegül KARAKÜLHANCI DUMAN



Bu haber ar.....m kaynağından gelmektedir.
www.bolsohays.com un görüşünü yansıtmaz.

Anket Tüm Anketler

+