Sosi Antikacıoğlu’nun “Geçmişimden Sesler ve Renkler” adlı kitabı yayınlandı - Gündem
17 Temmuz 2018 - Հակական տոմար - Տարի : 4510 / Ամիս : Հրոտից / Օր : Ասակ / Ժամ : Զօրացեալ

Gündem :

19 Mart 2018  

Sosi Antikacıoğlu’nun “Geçmişimden Sesler ve Renkler” adlı kitabı yayınlandı

Sosi Antikacıoğlu’nun “Geçmişimden Sesler ve Renkler” adlı kitabı yayınlandı Sosi Antikacıoğlu’nun “Geçmişimden Sesler ve Renkler” adlı kitabı yayınlandı
Sosi Antikacıoğlu’nun kendisinin ve ailesinin geçmişini anlattığı “Geçmişimden Sesler ve Renkler” adlı kitabı İletişim Yayınları tarafından yayınlandı. Aslen Sivaslı olup, 1915’te Samsun’da yaşamakta olan baba tarafını ve aslen Trakyalı olan anne tarafının geçmişini kaleme alan Antikacıoğlu, 6-7 Eylül olaylarında henüz 10 yaşındayken Büyükada’da yaşamaktaydı.

Yazar, kitabı hakkında “Agos”a şöyle konuştu: “Ben gençliğimden beri ailemin 1915 ve sonrasında yaşadıklarını çevremdeki arkadaşlarıma anlatırım. Ama mesela babam böyle değildi. Babam, en yakın arkadaşı Zühtü Tarhan, kendisine babasının nasıl öldüğünü sorduğu zaman “Savaşta ölmüş” demiş. Ben böyle değildim. Dün Amerika’daki bir arkadaşıma bu kitabı postaladım. İçine de “Hatırlar mısın, üniversite kantininde ben bunları sana anlatmıştım, sen de ağlamıştın” diye bir not yazdım. Anlatırdım ama tabii anlatacağım insanı da seçerdim. Anlattığım hiçbir insandan da olumsuz tepkiler almadım. Son yıllarda ben de eskiye göre daha fazla konuşuyorum. Son dönemde “Bence bu soykırım değil, sence soykırım mı?” sorusuyla sık karşılaşıyorum. Benim için hangi kelimeyi kullandığınız önemli değil. Yaşananları bilin, ondan sonra soykırım veya başka bir kelimeyi kullanıp kullanmayacağınıza kendiniz karar verin. Ben kitapta soykırım kelimesini kullanmıyorum”.

İnsanların önce neler yaşadığını öğrenmelerini, daha sonra bunların bir soykırım olup olmadığına karar vermelerini istediğini dile getiren Antikacıoğlu, “Ermenilerin ve içinde benim ailemin de bu topraklarda ne acılar yaşadığını öğrensinler. Benim çevremde benim ‘ulusalcı teyze’ dediğim insanlar var. Mesela bir gün ders kitaplarında yer alan Ermenilere yönelik ayrımcı ifadelerden söz ediyorduk. Kitapta da belirttim gibi, ders kitaplarındaki o ifadeler beni çok rahatsız etmiştir. Bu ‘ulusalcı teyze’lerden birisi “Tamam o dediklerin yazılsın ama o zaman ASALA’nın yaptıkları da yazılsın” dedi. “Böyle konuşma, kırıyorsun beni” dedim. Başka birisi de “Sen Ermeni değilsin, Türk’sün” diyor. Ben Türk değilim, Ermeniyim ama Türkiyeli Ermeniyim. Bana, “Sen Ermeni değilsin, Türk’sün” demek bir iltifat olmadığı gibi beni rahatsız eden bir sözdür. Son zamanlarda bir de şöyle bir söylem var: “Canım, senin benden ne farkın var. Tamamen aynıyız.” Hayır tamamen aynı değiliz ama farklılıklarımla beni kabul edin. Bu daha makbul, benim için. Şimdi bunun mücadelesini veriyorum. Bu ‘ulusalcı teyzeler’ arasında “Tehcire zorla mı gönderildiler” diyen bile var. Kardeşim tatile mi gitti bunlar” diye konuştu.

Pek çok Ermeni ailelere rağmen kendi ailesinde Ermeni Soykırımı’nda yaşananların genç nesilden saklanmadığını da açıklayan Antikacıoğlu, “Beni korkutacak, feci şeyler anlatmadılar ama gerçekleri de saklamadılar. Kin, nefret tohumları atmadılar içime. Annemler, 1915 ve sonrasında neler yaşadıklarını bazı arkadaşlarına da anlatmışlar” şeklinde konuştu.



Bu haber er.....r kaynağından gelmektedir.
www.bolsohays.com un görüşünü yansıtmaz.

Anket Tüm Anketler

+