180 yıllık şifa yuvası `engel` tanımıyor - Gündem
22 Temmuz 2019 - Հակական տոմար - Տարի : 4511 / Ամիս : Հրոտից / Օր : Կորդուիք / Ժամ : Այգ

Gündem :

12 Temmuz 2012  

180 yıllık şifa yuvası `engel` tanımıyor

180 yıllık şifa yuvası `engel` tanımıyor 180 yıllık şifa yuvası `engel` tanımıyor

Padişah II. Mahmud`un fermanıyla 1832`de Ermenilere yardım ve tedavi için kurulan Surp Pırgiç Hastanesi, bugün her milliyetten hastalara kapılarını açıyor. Zihinsel engelli çocukların rehabilitasyonunun ücretsiz sağlandığı hastanede 350 huzurevi sakini de ağırlanıyor.


Bundan tam 180 yıl önce 1832 yılında Ermeni cemaatine has bir hastane olarak kurulan Aziz Kurtarıcı anlamına gelen Surp Pırgiç, hala hastalara şifa dağıtıyor. Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı`nın çabalarıyla ayakta tutulan hastane, bugün sadece Ermenilere değil Türkiye`nin dört bir yanından gelen her milliyetten kişiye hizmet veriyor.
Ermeni cemaatinin önde gelen kişilerinden Maliye Nazırı Kazaz Artin Amira Bezciyan`ın öncülüğünde kurulan hastane, dönemin önde gelen isimlerinin yanı sıra Ermeni toplumunun her kesiminden pek çok insanın fedakar katkılarıyla iki asra yaklaşan ömrünü sürdürüyor.

`HİÇ KİMSEYE AYRIM YAPMIYORUZ`
SGK`ya bağlı vakıf hastanesi olarak teşhis ve tedavi hizmeti veren hastanenin 180. yılı nedeniyle bahçesinde özel bir fotoğraf sergisi açılmış. Sergide, hastanenin tarihinin fotoğraflarla anlatıldığını dile getiren Vakıf Yönetim Kurulu Üyesi Kirkor Döşemeciyan, `Bu hastane ilk olarak huzurevi, yetimhane ve akıl hastaları için hizmet verilse de, ardından yöneticileri ve dünyanın en önemli doktorlarının da çabasıyla evrensel tıbbın uygulandığı bir yere dönüştü` dedi.
Hizmetlerin Ermeni cemaatinin maddi katkılarıyla yürütüldüğünü ifade eden Kirkor Döşemeciyan, şöyle konuştu: Hem tarihi kimliği korumayı hem de büyük bir hızla gelişen teknolojik yenilikleri bünyemize uyarlamayı hedefliyoruz...

ERMENİ CEMAATİNİN KATKILARIYLA AYAKTA
Vakıf Yönetim Kurulu Başkanı Bedros Şirinoğlu da, yardımlaşma ve dayanışma kavramının hastanenin kurumsal kimliğini belirleyen unsurlardan biri olduğuna dikkat çekiyor. Şirinoğlu, 180. kuruluş yıl sebebiyle yazdığı yazıda, `Tarihimiz boyunca hastane bünyesinde faaliyet gösteren zanaat atölyeleri, huzurevi, okul, ruhban okulu, zihinsel engelliler okulu gibi kurumlar yardımlaşma ve dayanışma ruhunu somutlaştırdı` ifadesini kullanıyor.

Bağımlı çocuklar hayata dönüyor
Hastanede, 75 çocuk zihinsel engelli çocuklar rehabilitasyon merkezinde, tinerci çocuklar bağımlılık tedavi merkezinde ücretsiz tedavi görüyor. Yaklaşık 350 kişi de huzurevinde yine para alınmadan ağırlanıyor. Koşullar elvermediği için daha fazla kişiyi kabul edemediklerini anlatan Kirkor Döşemeciyan, `Salgın hastalıklar, yangınlar ve depremler geçiren; sayısız savaş, işgal gören Surp Pırgiç, 180 yıldır bu toplumun dayanışma ve hayırseverlik değerleriyle ayakta duruyor` dedi.

Sebze bahçesine kuruldu
Surp Pırgiç, Yedikule`de Leblebicioğlu Bostanı olarak bilinen bir sebze bahçesine kuruldu. Surların hemen dışındaki bölge salgın hastalıkların uzağında özellikle havasının temizliği nedeniyle seçilmiş. Sultan II. Mahmud`un fermanıyla kurulan hastanenin Galata Kadısı Kazasker mühürü, hala hastanenin müzesinde saklanıyor.

Başhekim Napolyon`un doktoruydu
- Türünün Osmanlı topraklarındaki ilk örneklerinden biri olan ameliyathane bu hastanede kuruldu.
- Fransa`da Marie Curie`nin yanında asistanlık yapan Dr. Zakar Tarver, İstanbul`un ilk röntgen cihazını hastaneye getirdi.
- Başhekimlerden Dr. Peştemalciyan ve arkadaşları Hilal-i Ahmer`in (Kızılay) kuruluşuna öncülük etti.
- Hastanenin başhekimlerinden biri Napolyon III`ün doktorluğunu yapmış, Amerikan İç Savaşı`na (Kuzey-Güney) katılıp ardından İstanbul`a dönmüş.



Bu haber ..... kaynağından gelmektedir.
www.bolsohays.com un görüşünü yansıtmaz.

Anket Tüm Anketler

+